Felemenkce Günün kelimesi
Tüm önceki kelimeler — 205 kelime
| Tarih | Kelime | Tür | Anlam |
|---|---|---|---|
| 2026-09-24 | eigen | adjective | Bir kişiye, gruba ya da şeye ait olan; kendine ait olan. |
| 2026-09-23 | aankoop | noun | Satın alma; bir şeyi para vererek edinme işlemi. |
| 2026-09-22 | durven | verb | Bir şeyi yapmaya cesaret etmek, göze almak. |
| 2026-09-21 | ondertussen | zarf | bu arada, o sırada, o esnada |
| 2026-09-20 | stellen | werkwoord | Bir şeyi belirlemek, koymak veya sormak; ayrıca bir soru yöneltmek anlamına gelir. |
| 2026-09-19 | stoel | isim | Üzerine oturmak için kullanılan mobilya. |
| 2026-09-18 | verkeer | noun | Trafik; yollardaki araç ve insan hareketi, ayrıca ulaşım akışı. |
| 2026-09-17 | regenjas | noun | Yağmurdan korunmak için giyilen su geçirmez dış giysi. |
| 2026-09-16 | boodschappenlijst | noun | Alışverişte alınacak şeylerin yazılı olduğu liste. |
| 2026-09-15 | reizen | verb | Bir yerden başka bir yere, genellikle uzak mesafelere gitmek; seyahat etmek. |
| 2026-09-14 | fout | noun | Yanlış, hata; doğru olmayan şey. |
| 2026-09-13 | blad | noun | Bir bitkinin ya da ağacın yassı, yeşil yaprak kısmı; ayrıca bir defter ya da gazetenin sayfası anlamında da kullanılır. |
| 2026-09-12 | kantoor | isim | İşlerin yürütüldüğü, masa ve bilgisayar bulunan çalışma yeri; ofis. |
| 2026-09-11 | vergaderen | verb | Toplantı yapmak; genellikle bir iş, okul veya resmi konu hakkında bir araya gelip konuşmak |
| 2026-09-10 | afspraken | noun | Önceden kararlaştırılmış buluşmalar ya da randevular. |
| 2026-09-09 | verdienen | verb | Bir şeyin karşılığında para kazanmak; emeğiyle gelir elde etmek. |
| 2026-09-08 | ontmoeten | werkwoord | Birisiyle karşılaşmak; bir kişiyle önceden planlı ya da tesadüfen bir araya gelmek |
| 2026-09-07 | arrangeren | fiil | Düzenlemek, ayarlamak, bir işi veya etkinliği organize etmek; müzikte bir parçayı düzenleme yapmak. |
| 2026-09-06 | sleutel | noun | Kapı, kilit, kasa gibi şeyleri açmak veya kapatmak için kullanılan metal araç; ayrıca mecazi olarak bir sorunu çözmeye yarayan önemli şey anlamına da gelebilir. |
| 2026-09-05 | echt | adjective/adverb | Gerçek, sahici, uydurma olmayan; ayrıca konuşmada “çok” veya “gerçekten” anlamında da kullanılır. |