Ingilizce Günün kelimesi
Tüm önceki kelimeler — 56 kelime
| Tarih | Kelime | Tür | Anlam |
|---|---|---|---|
| 2026-04-28 | apply | verb | 1) Bir işe, okula veya programa resmi olarak başvurmak; 2) Bir kuralı, yöntemi veya ürünü (ör. krem) kullanmak/uygulamak; 3) Bir şeyin geçerli veya uygun olması |
| 2026-04-27 | prevent | verb | önlemek; bir şeyin olmasını veya gerçekleşmesini engellemek |
| 2026-04-26 | provide | verb | Bir şeyi temin etmek, sunmak veya kullanıma açmak; örneğin bilgi, hizmet, mal veya destek sağlamak. |
| 2026-04-25 | manage | verb | 1) yönetmek, idare etmek; 2) (zor bir şeyi) başarmak, üstesinden gelmek |
| 2026-04-24 | decide | verb | karar vermek; bir konu veya seçenek arasında belirli bir seçim yapmak |
| 2026-04-23 | suggest | verb | Bir düşünce, plan veya eylemi önermek; tavsiye etmek. |
| 2026-04-22 | mention | verb | kısa bir şekilde bahsetmek veya söz etmek; bir konuyu belirtmek ama detaylandırmamak |
| 2026-04-21 | improve | verb | geliştirmek; bir şeyi daha iyi hâle getirmek |
| 2026-04-20 | complain | verb | şikayet etmek; hoşnutsuzluğunu veya memnuniyetsizliğini ifade etmek |
| 2026-04-19 | approve | verb | onaylamak; bir şeyi resmi veya yetkili olarak kabul etmek ya da izin vermek |
| 2026-04-18 | cancel | verb | iptal etmek; planlanmış bir şeyi yürürlükten kaldırmak veya durdurmak |
| 2026-04-17 | attend | verb | bir etkinliğe, derse veya toplantıya katılmak; bir yerde bulunmak; ayrıca 'attend to' şeklinde 'ilgilenmek' anlamına gelir. |
| 2026-04-16 | schedule | verb / noun | Bir etkinliği, toplantıyı veya görevi belirli bir zamana koymak; ayrıca zaman çizelgesi veya program. |
| 2026-04-15 | hesitate | verb | tereddüt etmek; bir şeyi yapmadan veya söylemeden önce duraksamak ya da çekinmek |
| 2026-04-14 | arrange | verb | Düzenlemek, ayarlamak; bir etkinliği, toplantıyı, hizmeti veya eşyaların yerleşimini planlamak ve düzenlemek. |
| 2026-04-13 | remind | verb | Bir kişiye bir şeyi unutmaması veya yapması gerektiğini bildirmek; hatırlatmak. |
| 2026-04-12 | request | verb, noun | Resmi veya kibarca bir şey istemek; istek, rica veya talep |
| 2026-04-11 | negotiate | verb | müzakere etmek; karşılıklı anlaşmaya varmak için görüşmeler yapmak, pazarlık yapmak |
| 2026-04-10 | postpone | verb | Önceden planlanmış bir etkinlik, randevu veya işlemi daha sonraki bir zamana ertelemek. |
| 2026-04-09 | avoid | verb | kaçınmak; bir şeyi yapmaktan, bir durumdan veya kişiden uzak durmak |
Advertisement