Ingilizce Günün kelimesi
Tüm önceki kelimeler — 185 kelime
| Tarih | Kelime | Tür | Anlam |
|---|---|---|---|
| 2026-07-06 | handle | verb | ele almak; (bir işi, sorunu veya kişiyi) yönetmek, başa çıkmak; elle tutmak |
| 2026-07-05 | maintain | verb | sürdürmek; korumak; bakımını yapmak; (bir görüşü) savunmak/iddia etmek |
| 2026-07-04 | suggest | verb | Bir fikir, çözüm veya eylem önermek; bir şeyi yapmayı tavsiye etmek veya akla getirmek. |
| 2026-07-03 | decide | verb | karar vermek; bir veya daha fazla seçenek arasından birini seçmek |
| 2026-07-02 | complain | verb | şikayet etmek; memnuniyetsizlik veya rahatsızlık bildirmek |
| 2026-07-01 | arrive | verb | varmak; bir yere (çoğunlukla bir yolculuk veya hareketten sonra) ulaşmak |
| 2026-06-30 | register | verb | resmi veya elektronik olarak isim veya bilgiyi kaydetmek; kayıt yaptırmak |
| 2026-06-29 | estimate | verb, noun | tahmin etmek; (isim) tahmin, kestirim |
| 2026-06-28 | arrange | verb | Bir şeyi planlamak, ayarlamak veya düzenlemek; randevu, etkinlik, ulaşım veya nesnelerin sıralanması/hazırlanması için düzenleme yapmak. |
| 2026-06-27 | expect | verb | Bir olayın veya sonucun olmasını beklemek; ummak; olması muhtemel olduğunu düşünmek. |
| 2026-06-26 | discuss | verb | bir konu hakkında konuşmak veya fikir alışverişinde bulunmak; konuyu detaylarıyla ele almak |
| 2026-06-25 | improve | verb | daha iyi hale getirmek; geliştirmek |
| 2026-06-24 | recommend | verb | tavsiye etmek; bir şeyi veya kişiyi başkalarına önermek |
| 2026-06-23 | negotiate | verb | Müzakere etmek; iki veya daha fazla taraf arasında şartlar, fiyat veya koşullar üzerinde görüşerek anlaşmaya çalışmak. |
| 2026-06-22 | decline | verb | Reddetmek; bir teklifi, daveti veya isteği kibarca ya da resmi olarak kabul etmemek. (Ayrıca isim olarak 'düşüş' anlamına gelir.) |
| 2026-06-21 | cancel | verb | İptal etmek; planlanmış bir etkinlik, rezervasyon veya işlemi artık gerçekleşmeyecek şekilde durdurmak veya geçersiz kılmak. |
| 2026-06-20 | schedule | verb, noun | Zaman çizelgesi; bir etkinliği veya görevi belirli bir zamana koymak, planlamak. |
| 2026-06-19 | attend | verb | Bir etkinliğe, derse veya toplantıya katılmak; 'attend to' ise bir işle veya konuyla ilgilenmek anlamına gelir. |
| 2026-06-18 | borrow | verb | başkasından geçici olarak almak; (para, eşya vb.) ödünç alma |
| 2026-06-17 | organize | verb | Bir şeyi düzenlemek, sıraya koymak veya planlamak; etkinlikleri, görevleri, eşyaları veya bilgileri düzenli bir biçime getirmek. |