Letonca Günün kelimesi
Tüm önceki kelimeler — 62 kelime
| Tarih | Kelime | Tür | Anlam |
|---|---|---|---|
| 2026-05-04 | laimīgs | sıfat | mutlu; sevinçli |
| 2026-05-03 | saule | isim | güneş; Zemes debesīs redzamā spīdējošā debess ķermeņa daļa |
| 2026-05-02 | sveiki | interjection | Merhaba; insanları selamlamak için kullanılan yaygın bir selamlama ifadesi. |
| 2026-05-01 | lasīt | fiil | okumak; yazılı bir metni gözle takip ederek anlamak veya bilgi edinmek |
| 2026-04-30 | pulkstenis | noun | saat; zamanı gösteren cihaz (duvar saati, kol saati vb.) |
| 2026-04-29 | ēst | fiil | yemek yemek; yiyecek tüketmek |
| 2026-04-28 | braukt | verb | araçla gitmek; araba, bisiklet veya toplu taşıma ile yol almak; (aracı) sürmek |
| 2026-04-27 | bieži | adverb | sık sık; sıkça; bir şeyin sık tekrarlandığını belirten zarf |
| 2026-04-26 | gulēt | fiil | uyumak; gözleri kapatıp dinlenmek, gece uyumak veya kısa şekerleme yapmak |
| 2026-04-25 | tagad | zarf | şimdi; şu an — bir eylemin şu anda gerçekleştiğini veya hemen gerçekleşeceğini belirtir |
| 2026-04-24 | laiks | isim | Zaman; ayrıca 'hava durumu' anlamında da kullanılır. |
| 2026-04-23 | iet | verb | gitmek; (yürüyerek) hareket etmek, bir yere doğru yürümek veya gitmek |
| 2026-04-22 | māja | noun | ev; ikdienā izmantots vārds, kas apzīmē māju vai mājokli |
| 2026-04-21 | runāt | verb | konuşmak; sözlü olarak ifade etmek, konuşma eylemi |
| 2026-04-20 | sēdēt | fiil | oturmak; bir yerde oturma durumunu ifade eden fiil (devam eden veya alışılmış oturma eylemi). |
| 2026-04-19 | palīdzēt | verb | Yardım etmek; bir kişiye bir işte destek olmak veya bir işi yapmasına yardımcı olmak. |
| 2026-04-18 | atvainojiet | verb (polite imperative / reflexive form of atvainoties) | özür dilemek; kibar ya da resmi bir şekilde 'affedersiniz' veya 'özür dilerim' demek |
| 2026-04-17 | saprast | verb | anlamak; kavramak — bir şeyi zihinsel olarak anlamak veya kavramak |
| 2026-04-16 | pirkt | verb | satın almak; para karşılığında bir şey edinmek |
| 2026-04-15 | strādāt | fiil | çalışmak; iş yapmak, bir görevi yerine getirmek |
Advertisement